Madem Kahve İçerek Kutluyoruz, Falımıza da Biriciklerimiz Baksın
Kahve fincanlarında aranan samimiyet, sahte gülüşler ve arkadan çevrilen işler üzerine iğneleyici, damar ve sitem dolu bir makale.
Madem Kahve İçerek Kutluyoruz... Falımıza da Biriciklerimiz Baksın!
"Madem kahve içerek kutluyoruz..
O zamaann...
Falımıza da biriciklerimiz baksın...
Bakarsın falda da can ciğer kuzu sarması çıkmıştır dimi ama...."
Hayatın en ironik sahnelerinden biridir; yüzünüze karşı dünyanın en tatlı tebessümünü takınanların, sırtınızı döndüğünüz an elindeki hançeri bileyenler olması. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, samimiyetin mîadı dolmuş, sahteliğin piyasası tavan yapmış durumda. Kadehlerin kaldırıldığı, kahvelerin neşeyle yudumlandığı o "dostluk" masalarında, aslında kimin kimi harcadığının hesabı tutulur. Hani şu her fırsatta "canım, ciğerim" diye sarılanlar var ya; işte o masaların falına bakmaya gerek yok, telvesi bile neyin ne olduğunu açıkça söylüyor zaten!
Fincandaki Yalanlar ve Gerçekler
Kahve fincanını ters çevirip "hadi falımıza bakalım" dediğinizde, oradaki şekillerden ziyade insanın içindeki niyetler dökülür ortaya. Kimi yolları gözler, kimi kısmet bekler; ama bazıları vardır ki, fincanın dibinde bile arkadan iş çevirmenin izleri görünür.
- Can Ciğer Kuzu Sarması Maskesi: Yüzünüze gülüp gıyabınızda kuyu kazan o "biricikler", aslında kendi yalanlarının kurbanı olurlar. İnsan, en yakın bildiğinin yarasını taşır en çok.
- Telvedeki İhanet: Gerçek dostlukların kahvesi kırk yıl hatır bırakır; ama bu sahte kutlamaların sonu, sadece fincan dibinde kalan o kara telve gibi acı birer hayal kırıklığıdır.
Kutlamaların Arkasındaki Maskeli Balo
Neyi kutluyoruz aslında? Birbirimizi kandırmayı başarmayı mı, yoksa arkadan vurmanın en zarif yolunu bulmayı mı? Hayat bir tiyatro sahnesi gibidir; herkes rolünü harika oynar. Ama perde kapanıp da o kahveler bittiğinde, geriye ne o "can ciğer" dostluklar kalır ne de geride kalan samimiyet.
İğneleyici Bir Gülüş: Bırakalım da falımıza o biricikler baksın; çünkü kimin ne mal olduğunu en iyi, kuyumuzu kazarken ellerini ovuşturanlar bilir. Biz o fallardaki yalanlara karnımızı çoktan doyurduk.
Gerçekleri Görmek İçin Faldan Fazlası Lazım
Falda çıkacak olan "can ciğer kuzu sarması" figürleri sadece bu tiyatronun dekorudur. Hayat, kimin nerede durduğunu, kimin kiminle kahve içip arkadan ne konuştuğunu zaten zamana kaydeder. Bize düşen, bu ucuz oyunları seyretmek değil, masadan kalkıp kendi yolumuza bakmaktır.
"Kahvenin hatırı kırk yıl sürer derler ama bazı insanlara harcanan bir saniye bile haramdır."
O yüzden kahvenizi şekerli, falınızı yalan dolanla değil; kendi gerçeklerinizle doldurun. Maskeliler kendi balolarında eğlene dursun.