Kimin Ahının Tuttuğunu Uzakta Aramamak Lazım

Malum şahısla bile konuşma başladıysa kimin ahı tutmuştur? Kırılan kalpler, dönüp dolaşıp gelen ilahi adalet ve yarım kalan sevdalar üzerine dokunaklı bir makale.

Kimin Ahının Tuttuğunu Uzakta Aramamak Lazım
Kimin Ahının Tuttuğunu Uzakta Aramamak Lazım | Ağır Sözler

Kimin Ahının Tuttuğunu Uzakta Aramamak Lazım

"Malum şahısla bile konuşma başladıysa....
Kimin ahının tuttuğunu çok da uzakta aramamak lâzım..."

Hayatın, insanı kendi doğrularıyla sınadığı çok keskin virajları vardır. Bir zamanlar "asla" dediğiniz cümlelerin başköşesine kurulursunuz; "imkansız" sandığınız ihtimaller kapınızı çalar. Öyle bir devirdeyiz ki, gururun en keskin kılıçları çekildiği yerlerde bile sular duruluyor, en imkansız küslükler bir "merhaba" ile eriyip gidiyor. Ama mesele sadece barışmak değil; mesele, o barışın altındaki derin sessizlik ve adalettir.

İlahi Adaletin Sessiz ve Derin İşleyişi

Kırılan bir kalbin ahı, yeryüzünün en gürültülü ama en sessiz fırtınasıdır. Kimse kimsenin ahını yerde bırakmaz, zamanı gelir ve o çark tersine dönmeye başlar. Bir gün, o gururla çekip gidenler, o ardına bakmadan kapıları kapatanlar kendi elleriyle ördükleri duvarları yıkmak zorunda kalırlar.

  • Tersine Dönen Dünyalar: Hayat, insanı öyle bir köşeye sıkıştırır ki; gurur denilen o ağır zırh çıkarılır ve en beklenmedik insanla bile yollar yeniden kesişir.
  • Ahın Adresi: Kimin kimi üzdüğü, kimin kime sessizce gözyaşı döktüğü bir bir kaydedilir. Ve gün gelir, o ah sahibini bulur; en gururluyu bile dize getirir.

Zamanın Getirdikleri ve Götürdükleri

İnsan bazen kendi kalesini korumak için çok savaş verir. "Bir daha asla adını anmam" der, "O defter kapandı" diye iddia eder. Fakat hayat, insanın iddialarını başına yıkmayı sever. Malum şahısla yeniden bir araya gelinmesi, aradaki buzların erimesinden ziyade, hayatın o sinsi ve kusursuz adalete teslimiyetidir.

Geri Gelen İtiraflar: Gidenlerin bir gün boynu bükük geri döneceği o an, aslında en büyük intikamın sessizlik olduğunu öğretecek ayna gibidir. Ne o eski neşe kalmıştır ne de o günkü heyecan; sadece zamanın haklı çıkardığı kırık bir tebessüm kalır geriye.

Kendi Hikayesinin Kahramanı Olmak

Kimsenin ahı yerde kalmaz, evet. Ama en güzeli, o ahın sahibine dönüşünü izlemek değil, kendi yoluna bakmaktır. Hayat sizi kiminle sınarsa sınasın, unutmayın ki en büyük adalet kalbinizin kalesini koruyabilmektir.

"İlahi adalet şaşmaz; sadece doğru saati bekler."

Ve o saat çaldığında, herkes hak ettiği adreste, hak ettiği insanla konuşmaya başlar.

Uzaklarda suçlu aramaya gerek yok. Hayat, herkesin kalbine göre bir hesap süzgeci kurar ve o süzgeçten herkes kendi payına düşeni alır.