Özlemekten Kalbi Acıyan İnsan

Özlemekten kalbi acıyan bir insan neden başkasına aşık olamaz? Eksik kalan yarım yanlar, kapanmayan yaralar ve tükenen kalpler üzerine en derin, sitem dolu makale.

Özlemekten Kalbi Acıyan İnsan
Özlemekten Kalbi Acıyan İnsan, Başkasına Aşık Olamaz | Ağır Sözler

Özlemekten Kalbi Acıyan İnsan, Başkasına Aşık Olamaz

"Özlemekten kalbi acıyan insan, başkasına aşık olamaz...
Çünkü o kalpte başka birinin enkazı, başka bir sesin yankısı vardır."

Hayat bazen insana öyle bir ezber bozdurur ki, neye inandıysa gerçeğin duvarına çarpıp darmadağın olur. Herkes yaraların sarılacağını, zamanın her şeyi sileceğini, boş kalan yerlerin bir gün mutlaka dolacağını söyler. Oysa bilmezler ki bazı acılar sığmaz zamana; bazı yokluklar, yeni gelen kimselerle örtülemez. Özlemekten kalbi sızlayan, her gece aynı hayalle gözünü kapatıp aynı yoklukla uyanan bir insan için aşk, artık kurulabilecek bir cümle değil, kapanmış bir defterdir.

Dolu Bir Kalpte Yer Açmanın İmkansızlığı

İnsan kalbi bir otel odası değildir; gelen gidenin konaklayacağı, boşalan yerin hemen başkasına tahsis edileceği bir hane hiç değildir. Birini derinlemesine, canı yana yana özleyen biri zaten içeride mahşeri yaşatmaktadır.

  • Tükenmiş Kontenjan: Bütün sevgisini, bütün inancını bir yanlış adrese harcayan bir ruh, yeni bir kalbe verecek ne nefes ne de heyecan bulabilir.
  • Geçmişin Gölgesi: Başka bir tende teselli aramak, o yaralı kalbe yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Çünkü dışarıdan bakıldığında yaşayan biri görülür, içeride ise çoktan defnedilmiş hatıralar vardır.

Yarım Kalanların Ağır Vebali

Bazı gidişler vedayla bitmez; öylece askıda kalır. Ne tam unutulabilir ne de kavuşulabilir. İşte bu araf psikolojisi, insanın tüm duygusal direncini kemirir bitirir.

Sahte Gülüşlerin Arkasındakiler: Gündüzleri hayata ayak uydurmaya çalışan, etrafa gülücükler saçan o insanlar; gece başını yastığa koyduğunda kendi içindeki enkazla baş başa kalır. Öyle bir özlemdir ki bu, nefes almayı bile unutturur insana. Böyle bir yükü taşıyan bir kalp, nasıl olur da yeni bir sevdanın kapısını aralayabilir?

Zaman Her Şeyi İyileştirir mi Gerçekten?

Zamanın unutturduğu söylenir; yalan. Zaman sadece alışmayı öğretir, yokluğu kanıksatır. Ama özlemekten kalbi nasır tutmuş bir insan, yeni bir aşka "merhaba" diyemez. Çünkü bilir ki; kimseyi o eski yaranın yerine koyamaz, kimseye o kadar haksızlık edemez.

"Gidenin bıraktığı boşluk başkasıyla dolmaz; sadece o boşlukla yaşamaya alışılır."

Ve bazen en büyük sadakat, kimseyi sevememektir.

Kimseye yalan borcu kalmamıştır kalbi acıyanın. O yüzden kimseleri sevemez, kimselere sığınamaz; kendi sessizliğinde, kendi özlemiyle demlenmeye devam eder.