Mantık,hakkinda mühteşem bir Koşe yazisi

Etrafımı çocukluğumdan beri gözlemlediğimi hemen hemen her yazımda dile getiriyorum. Bu benim yaradılışımda var sanırım

Mantık,hakkinda mühteşem bir Koşe yazisi
Mantık,hakkinda mühteşem bir Koşe yazisi

amacımın yargılamak olmadığını, bu dünyada olumsuzlukların yarattığı değersizlikleri, olumluların ise kattığı değerleri hem kendimde hem de belki hepimizle birlikte fark edebilmek ve paylaşarak çoğalabilmek olduğunu belirtmek isterim.

Dışarıyı gözlemlerken zamanla edindiğim beceri ile kendimi de gözlemlemeye başladığımı fark ettim. Sanki içinde bulunduğum herhangi bir olayı yaşarken olayın dışına çıkıyor ve dışarıdan bakarak ihtiyaçlarımı ve diğerlerinin ihtiyaçlarını da gözlemleyebiliyordum. Bu durumun benim hem sakin kalmamı hem de ihtiyacımı tespit edip karşılayabilmemi, hem de duygumu ifade ederek birliktelik ya da sağlıklı sınırlarla güvenli alanımda kalabildiğimi sağladığını fark ettim.

Yıllar önce tanıştığım bir arkadaşım bana evin güney cephesinden baktığımızda yanlızca tek tarafını görebildiğimizi halbuki evin diğer cephelerininde olduğundan bahsetmişti. Yaşadığımız olaylar ya da iletişim kurduğumuz tüm durumlar tıpkı böyle değil miydi!

Haklı olma davası ile yaklaştığımızda durum tartışmaya dönerken ihtiyacımızı ve duygumuzu tespit edip dile getirdiğimizde sevgi ve saygı ile çözüme götürdüğünü deneyimleyebiliriz! Bu bazen uzaklaşmaya bazen de yaklaşmaya sebep olsa da belki de en iyi çözümün bu olduğunu da fark etmemizi sağlayabilir diye düşünüyorum...

Aslında olan herşey matematik ile ilişkili... ve tabi ki mantıkla... bir sohbet esnasında psikiyatr olan ve ara ara danışmanlık hizmeti aldığım çok değerli hocam bana çiçeğe az su vermek ile çok su vermek arasında bir fark olmadığını her ikisininde çiçeği öldürdüğünü söylemişti... o an bir aydınlanma yaşamıştım... bazen çok vererek hem kendimize hem de diğerine zarar verirken bazen hakettiğini vermeyerek aynı zararı hem kendimize hem de karşımızdakine verebiliyoruz... burada hak edene veremediğimiz değerle kendimizden uzaklaştırarak ondan aldığımız sevgiden kendimizi mahrum bırakırken hak etmeyene verdiğimiz enerji ile tükeniyoruz...ve tabi ki kendimize de hak ettiğinden fazlasını vermek ya da hak ettiğini verememek!

Allah ın Yasalarında bahsi geçen ADALET kavramını bilmek ve uygulamak en büyük ihtiyacımız sanırım... Kendi ruhundan bizlere üfleyerek kendisine benzememizi isteyen yüce Allah nasıl ki sevgiye layık kullarını her an gözetip kolluyor ve her an Adaletini tecelli ettiriyor ise bizlerden isteğini yerine getirmediğimizde içsel huzursuzluk ile oldukça ağır yaşamamızı sağlayarak farkında olmamızı ve belki de kendimizi değiştirmemizi istiyor.

Burada bilmemiz gereken en önemli durum toksik vicdan ile gerçek vicdanı ayırt edebilmek sanırım... Toksik vicdan çocukluğumuzdan bu yana çevrenin dayatması ile yanlış öğrendiklerimiz iken gerçek vicdan ise Allah ın yasaları ile hareket edebilme ve meydan okuyabilme olsa gerek...

İnsan olabilmenin en önemli kriteri olan bilinç ve bilinçli hareket edebilme için gerçek bilgiye ihtiyaç hepimiz için kaçınılmaz gerçek... ve tabi ki peygamberlerin gönderiliş amacıda !

Her ne kadar ülkemizde dine bakış açısı yanlış gösterilmeye çalışılsada ben tüm dünyanın refahı için hepimizin ihtiyacı olduğunu düşünüyor ve peygamberlerin öğretilerinin bizler için en büyük refah kaynağı olduğunu deneyimliyorum... bu konuda cömert olmamızın da bir emir olduğunu biliyor ve sizlerle birkaç Tanrı Sözünü paylaşmak istiyorum...

"İnsanoğlunun ışığı Adalet'tir. Onu baskı ve zulüm rüzgarları ile söndürmeyiniz. Adaletin amacı, insanlar arasında birliğin oluşmasıdır."

"Hiçbir ışık adalet ışığına muadil olamaz; dünya düzeninin ve insanlık camiası rahatlığının vasıtası budur."

"Dünyanın eğitmeni adalettir. Çünkü adalet, mükafat ve ceza sütunları üzerinde durur. Bu iki sütun insanlığın hayat kaynağıdır. "

Nasıl ki aynı iş yerinde ya da aile ortamında işini ya da bulunduğu konumu en iyi şekilde yapıp diğerlerinin haklarına saygı duyanla duymayanı ayırt etmemek orada huzuru bozan bir durum ise; yaşamın her alanında işlemesi gereken adalet kavramının kutsal olması gerektiği ve bireyin haklarını güvence altına alması gerektiği; ve insanlığın bütününü oluşturan bir bedenin parçaları arasında, bu bedenin bir üyesinin acı ve keder içinde olmasının diğer bütün üyelerde kaçınılmaz acı yaratacağı bildiriyor.

Fark edebilmek, değişim için adım atabilmek, olaylara dışarıdan bakabilmek ve dünyanın refahı için birlikte bilinçle hareket edebilmek ve hep birlikte yükselebilmek ümidiyle...Gürcan Giray