Dj-Devran İçin Rahmet ve Anma Yazısı

Dj-Devran olarak tanınan Devran’ın Mircte’deki 20 yıllık hizmeti, dostluğu ve manevi izleri üzerine kaleme alınmış İslami bir vefa ve rahmet yazısı.

Dj-Devran İçin Rahmet ve Anma Yazısı
dj devrani rahmetle aniyoruz

DJ-Devran’a Vefa: Faniliği Hatırlatan Bir Ses, Mircte’nin Kadim Gönlüne Düşen Rahmet İzleri

“Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.”
(Ankebût, 57)

Hayat, insanın kendisine ait sandığı ama aslında emanet olarak taşıdığı bir yolculuktur. Nefes emanet, zaman emanet, dostluk emanet… Ve her emanet vakti geldiğinde sahibine geri verilir. Bazı insanlar bu dünyadan sessizce geçer, bazıları ise arkalarında silinmeyen izler, hayırla anılan hatıralar, gönüllerde yaşayan bir ses bırakır. Mircte.org’da 20 yıl boyunca görev yapmış, be_la ve dj-devran nickleriyle tanınan Devran da işte o güzel iz bırakanlardan biriydi.

Onun gidişi sadece bir kullanıcının eksilmesi değil; bir ortamın neşesinin azalması, bir dost halkasının bir parçasının ayrılması, bir sesin susmasıydı. Fakat mümin bilir ki ölüm bir son değil — dönüştür. Bu yazı, Devran’ı hayırla anmak, onu İslami bir vefa diliyle yad etmek ve geride kalan hatıralarını dua ile yaşatmak için kaleme alınmış bir rahmet yazısıdır.

Dünya Bir Durak, İnsan Bir Yolcu

İnsanın bu dünyadaki varlığı bir gölge gibidir. Güneş kayınca gölge de kaybolur. Nice güçlü sesler sustu, nice kalabalıklar dağıldı, nice isimler unutuldu. Ama bazı insanlar vardır ki hatırası unutulmaz; çünkü sadece yaşamamış, iz bırakmıştır.

Devran, dijital bir ortamda bile gerçek bir insan duruşu sergileyenlerdendi. Günümüzde sanal alanlarda maskeler çoğalırken, o maskesizdi. Olduğu gibiydi. Samimiydi. İçtendi. Gösterişten uzak, muhabbetten yana bir tavrı vardı.

Onun varlığı, bize şunu hatırlatıyordu:
Mekan sanal olabilir ama ahlak gerçektir.

Hizmetin Sessiz Hali: 20 Yıllık Sadakat

Bir ortamda 20 yıl kalmak, sadece zaman geçirmek değildir. Bu; sabırdır, sadakattir, bağlılıktır. İnsan ancak sevdiği yerde uzun süre kalır. Devran’ın Mircte’deki varlığı, kuru bir görev süresi değil, bir hizmet süresiydi.

Hizmet; alkış beklemeden yapılan iştir. Görünmeden katkı sunmaktır. Sorun çözmek, ortamı korumak, insanları bir arada tutmaktır. O, bunu gürültüyle değil sükünetle yaptı.

İslam’da hizmet eden öne çıkmaz; işini öne çıkarır. Devran da böyleydi. Adını büyütmeye değil, bulunduğu ortamı güzelleştirmeye çalıştı. Bu da onun niyetinin temizliğine işaretti.

Edep ve Mizahın Birlikte Yaşadığı Karakter

Gülmek ve güldürmek sünnettir. Fakat İslam, mizahın da ölçülü olanını sever. Devran’ın şakacı mizacı, işte bu ölçüyü taşırdı. Güldürürdü ama küçültmezdi. Takılırdı ama incitmezdi.

Onun mizahı:

Alaycı değildi

Kırıcı değildi

Aşağılayıcı değildi

İnce ve zarifti

Bir ortamda mizah edebi koruyorsa, o mizah hayır taşır. Devran’ın şakaları da hayır taşırdı. Nice gergin anı yumuşattı. Nice kırgınlığı gülümsemeye çevirdi.

Peygamber Efendimiz (sav) de latife ederdi ama hep doğruyu söylerdi. Devran’ın mizah anlayışı da yalansız ve temizdi. Bu yönüyle o, neşeyi bile edeple taşıyan biriydi.

dj-devran

Dj-Devran Yayınları: Eğlenceden Öte Bir Hatırlatma

Dj-devran yayınları sıradan bir müzik akışı değildi. Orada sadece parçalar değil, duygular akardı. Onun yayın çizgisinde bir derinlik vardı. Bunu en çok hissettiren şey ise zaman zaman yayınlarında yer verdiği sela ve manevi ezgilerdi.

Sela, ölümü hatırlatır. Ölüm ise insanı kendine getirir. Bir DJ yayını içinde sela çalmak, sıradan bir tercih değildir — bu bir bilinçtir.

Sanki şöyle derdi:

“Müzik dinle ama ölümü unutma.
Gül ama faniliği hatırla.”

Bu yönüyle yayınları sadece eğlence değil, tefekkür alanı da olurdu. Dinleyenler bazen sustu, bazen düşündü, bazen içinden dua etti.

Bir yayının insana ölümü hatırlatması, o yayının sıradan olmadığını gösterir.

Dostluk: Allah İçin Kurulan Bağ

İslam’da dostluk menfaatle değil, muhabbetle kurulur. En kıymetli dostluk, Allah için olan dostluktur. Yani çıkar bitince bitmeyen bağ…

eFe ile Devran arasındaki dostluk, yılların içinden geçerek güçlenmiş bir bağdı. Birlikte geçirilen sayısız saat, sohbet, yayın, muhabbet… Bunlar sadece zaman değil; bağ kuran anılardı.

Gerçek dost:

Uzakken de yakındır

Sessizken de hissedilir

Konuşmasa da anlaşılır

Onların dostluğu, nick ötesi bir dostluktu. Dijital başlayan ama kalbe yerleşen bir bağdı.

Hadiste buyrulur ki:

“Allah için birbirini sevenler, arşın gölgesinde gölgelenecektir.”

Ne güzel bir temenni olur: Bu dostluğun o gölgeye vesile olması…

Ölüm: Yokluk Değil Kavuşma

İman eden için ölüm karanlık bir yokluk değil, rahmete açılan kapıdır. Devran’ın gidişi ani olabilir, erken hissedilebilir, zor gelebilir — ama vakitsiz değildir. Çünkü mümin bilir: Ecel şaşmaz.

Sebep ne olursa olsun, sonuç aynıdır:
Kul Rabbine döner.

Bizler sebebi konuşuruz. Hikmeti ise Allah bilir. Bu yüzden ölüm nedeninden çok, ardından ne bıraktığı önemlidir. Devran ardında güzel hatıra, temiz şahitlik ve dua bıraktı.

Bu, bir insanın en büyük kazancıdır.

Güzel Şahitlik: En Büyük Miras

Bir insan öldüğünde insanlar arkasından hayır konuşuyorsa, bu büyük nimettir. Devran için söylenen ortak sözler şunlardı:

Temiz kalpli

Samimi

Neşeli

Vefalı

İnce ruhlu

Saygılı

Toplu şahitlik önemlidir. Çünkü Peygamberimiz (sav) buyurur:
“Siz yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz.”

İnsanların hayırla anması, onun için bir rahmet işaretidir.

Dijital Dünyada da Ahiret Bilinci

Bugün insanlar sanal ortamlarda gerçek kimliklerinden uzak davranabiliyor. Ama mümin bilir ki ekran arkası da kayıt altındadır. Söz de yazı da niyet de…

Devran’ın duruşu bize şunu gösterdi:

Dijital ortamda da Müslüman ahlakı yaşanabilir.

Saygı

Ölçü

Nezaket

Vefa

Bunlar internet hızından etkilenmez. Kalpten gelir.

Onu Anmak Nasıl Bir Vefa Olur?

Onu anmak sadece yazı yazmak değildir. Onu anmak:

Bir Fatiha okumaktır

Onun adına sadaka vermektir

Bir yetimi sevindirmektir

Bir kalbi kırmamaya dikkat etmektir

Bir dostluğu yarım bırakmamaktır

En güzel anma, duadır.

Hatıralarda Yaşayan Ses

Bazı sesler kayıt cihazında kalır. Bazıları kalpte kalır. Devran’ın sesi kalpte kalanlardandı. Yayın açtığında oluşan atmosfer, ses tonundaki sıcaklık, cümlelerindeki doğallık…

Şimdi o ses yok belki — ama yankısı var.

Hatırası var.
Etkisi var.

Fanilik Dersi

Onun gidişi bize de ders olmalı. Çünkü her ölüm, yaşayanlara mesajdır:

Kırgınlıkları büyütme

Dostluğu erteleme

İyiliği geciktirme

Duayı azaltma

Bugün varız, yarın yokuz.

Rahmet Niyazı

Allah’ım…

Devran kardeşimize rahmet eyle.
Kabrini cennet bahçesi eyle.
Hesabını kolay eyle.
Hatalarını affeyle.
Onu salih kulların arasına kat.
Geride kalanların kalbine sabır ver.
Onu sevenlerin duasını kabul eyle.

Son Söz

Bazı insanlar ölmez  duaya dönüşür.
Bazı dostluklar bitmez  ahirete uzanır.
Bazı sesler susmaz  hatırada devam eder.

Devran

Emaneti teslim ettin.
Biz seni hayırla anıyoruz.
Rabbine emanet ediyorum.

Unutulmadın.
Dualardasın.
Vefadasın.

Bu makale, eFe tarafından; Mircte’de 20 yıl omuz omuza yol yürüdüğü kıymetli dostu rahmetli Devran’a bir vefa nişanesi, bir dua ve kalpten gelen bir hatıra olarak kaleme alınmıştır.