Elaleme Bakma Sen… İşlerine Gelirsen Başa, Ters Düşersen Taşa Tutarlar
Elaleme Bakma Sen… İşlerine Gelirsen Başa, Ters Düşersen Taşa Tutarlar ,Elaleme bakmadan dimdik durmak cesaret ister. İşine gelirse başa, ters düşerse taşa tutulursun. Bu makalede doğru duruşun, vicdan huzurunun ve gerçek cesaretin sırlarını keşfedin.
Elaleme Bakma Sen… İşlerine Gelirsen Başa, Ters Düşersen Taşa Tutarlar
Bu dünyada en ucuz şey fikir, en pahalı şey ise omurgadır. Çünkü herkes konuşur ama çok azı bedel öder. “Elalem ne der?” diye diye ömrünü heba edenler, bir gün dönüp baktıklarında kendi seslerini bile tanıyamaz hâle gelirler. Oysa hakikat şudur: İşlerine gelirsen baş tacı edilirsin, menfaatlerine ters düşersen bir anda hedef tahtasına konulursun.
İnsanların alkışı çoğu zaman karakterine değil, çıkarlarına yöneliktir. Bugün seni göklere çıkaran kalabalık, yarın aynı hızla yerin dibine sokabilir. Çünkü mesele sen değilsindir; mesele onların konforudur. Konforlarını bozduğun an, “iyi insan” sıfatın düşer, yerine “zor insan” etiketi yapıştırılır. Ne değişmiştir? Sen mi? Hayır. Değişen, onların işine gelmeyen doğrularındır.
Damarına basılan insanlar ikiye ayrılır: Susup içine atanlar ve susmayıp bedel ödeyenler. Susanlar kalabalıkta kaybolur, konuşanlar taşlanır. Ama unutma, taşlanan ağaç meyve verir. Boş dallara kimse taş atmaz. Eğer sana taş geliyorsa, birilerinin işine dokunan bir doğruluğun var demektir.
Toplumun iki yüzlü terazisi vardır. Aynı davranışı biri yapınca “özgüven”, diğeri yapınca “kibir” derler. Aynı sözü biri söyleyince “net”, sen söyleyince “sert” olursun. Çünkü ölçü adalet değil, menfaattir. Menfaat bitince dostluk da biter, alkış da susar.
Kimi insanlar seni sever gibi yapar; aslında sevdikleri şey senden aldıklarıdır. Onlara sınır koyduğun gün, gerçek yüzlerini görürsün. Çünkü alışmışlardır; sen hep ver, sen hep alttan al, sen hep sus. Bir gün “yeter” dediğinde, en büyük suçlu ilan edilirsin. Ne tuhaf değil mi? Kendini korumak bile bazılarına göre kabahattir.
Şunu iyi bil: Herkesle iyi geçinmeye çalışmak, kendi ruhunla kötü geçinmektir. Sürekli onay arayan bir kalp, en sonunda kendini inkâr eder. Oysa insanın en büyük gücü, yalnız kalma pahasına doğru bildiğini savunabilmesidir. Kalabalıkların sevgisi geçicidir; vicdanın huzuru kalıcı.
Elalem dediğin şey, çoğu zaman kendi hayatını düzeltememiş insanların başkasının hayatına ayar vermeye çalışmasıdır. Kendi eksiklerini örtmek için başkasının fazlasına çamur atarlar. Çünkü yükseleni aşağı çekmek, yukarı çıkmaktan daha kolaydır.
Eğer bir gün seni taşlıyorlarsa üzülme. Taş atanların çoğu, senin yerinde olamayacak kadar cesaretsizdir. Onlar kalabalıkla güç bulur; sen yalnızken bile dimdik durursun. Aradaki fark budur.
Elaleme bakma sen. Çünkü elalem, sen düşünce konuşur; sen yükselince susar. İşlerine gelirsen başa koyarlar, ters düşersen taşa tutarlar. Ama unutma: Başta olmak da geçicidir, taşlanmak da. Kalıcı olan tek şey, senin duruşundur.
Ve insan, en çok kendi duruşuyla büyür.