Gökçe Bahadır - PAPATYA

Gökçe Bahadır - PAPATYA şarkı sözleri Dargınım çok sana papatya Ne olurdu bi yaprağın daha olsa Sarıydı en sevdiğim benim Hayallerimin rengi kırrgınım sana

Gökçe Bahadır - PAPATYA
Gökçe Bahadır - PAPATYA

Papatya, ayrılığı, yalnızlığı ve insanın içinde büyüyen sessiz kırgınlıkları şiirsel bir dille anlatan çok özel eserlerden biri olmuş. Şarkının daha ilk sözlerinde geçen “Dargınım çok sana papatya” cümlesi bile insanın içine işleyen bir kırgınlık taşıyor. Burada papatya aslında sadece bir çiçek değil; umutların, beklentilerin ve yarım kalan duyguların sembolü gibi kullanılmış. Özellikle “Ne olurdu bi yaprağın daha olsa” sözü, insanın kaybetmek istemediği bir şeyi son anda kurtarma isteğini çok derin hissettiriyor. Çünkü bazen küçücük bir umut bile insanın hayata tutunmasına yetebilir.

Gökçe Bahadır şarkıda duyguyu sadece sözlerle değil, sesiyle de hissettirmeyi başarıyor. Şarkının sakin ve melankolik yapısı, dinleyeni adeta kendi yalnızlığıyla baş başa bırakıyor. Özellikle sarı rengin sürekli vurgulanması oldukça anlamlı durmuş. “Sarıydı en sevdiğim benim, hayallerimin rengi” derken aslında umut edilen güzel günler anlatılıyor. Ama sonrasında gelen kırgınlık hissi, o umutların yavaş yavaş solduğunu gösteriyor.

Gökçe Bahadır - PAPATYA şarkı sözleri

Dargınım çok sana papatya
Ne olurdu bi yaprağın daha olsa
Sarıydı en sevdiğim benim
Hayallerimin rengi kırrgınım sana

Bir yaprak dalında sararıp kopar
Savrulur karanlığa
Bir kuytuda bulur kendini
Tıpkı benim gibi

Uzun uzun rüzgarın nefesini dinlerdim
Kimsesizce ve sessizce
Sarı sarı güneşin doğuşunu beklerdim
Sen gidince çaresizce

Kırgınım çok sana papatya
Nolurdu sensiz bahar olsa
Sarı olmasa sende benim
benim gibi yarımdın Dargınım sana

Loş ve boş sokaklarda
dolanırken bulur kendini son yaprağın
Sararıp solmuş
tıpkı Kendimi bulduğum gibi

Uzun uzun rüzgarın nefesini dinlerdim
Kimsesizce ve sessizce
Sarı sarı güneşin doğuşunu beklerdim
Sen gidince çaresizce

Papatyaların kokması için ölmesi gerekirmiş
Bir ölüm bir insanı ancak bu kadar güzel kandırabilir,
bir insanı ancak bu kadar güzel bekletebilir
Ve bir ölüm kendini ancak bu kadar güzel sevdirebilir

Uzun uzun rüzgarın nefesini dinlerdim
Kimsesizce ve sessizce
Usul usul yağmurun gözlerini seyrettim
Ve eklendim vakit gelince