İsmail TÜRÜT – Gemileri Yak da Gel
İsmail Türüt’ün “Gemileri Yak da Gel” eseri, ilk bakışta sade bir özlem ve davet şarkısı gibi görünse de, aslında çok daha derin katmanlara sahip bir anlatı kurar. Şarkının omurgasını oluşturan “gel” çağrısı, yalnızca fiziksel bir dönüşü değil, aynı zamanda duygusal bir yeniden birleşmeyi, kırılmış bağların onarılmasını ve uzaklaşmış bir değerin yeniden merkeze alınmasını simgeler.
İsmail TÜRÜT – Gemileri Yak da Gel şarkı sözleri
Adamsın dillerdesin yabancı ellerdesin
Uzaklarda olsan da yine gönüllerdesin
Bekliyoruz çık da gel engelleri yık da gel
Aynen gittiğin gibi gemileri yak da gel
Aynen gittiğin gibi gemileri yak da gel
Adamsın bu alemde raconun var ismin var
Her şehirde dostların her evde bir resmin var
Altaylar’dan tuna’ya uzanacak adamsın
Kırılan gönülleri kazanacak adamsın
Kırılan gönülleri kazanacak adamsın
Görmedim senin gibi hal bilen hatır bilen
Anketlerden sen çıktın sevilen güvenilen
Hem demokrat hem dindar hem türk’sün hem müslüman
Sana dua ediyor yüz binlerce gariban
Sana dua ediyor yüz binlerce gariban
Rize’den sakarya’ya göçtü rahmetli baban
Rizeliler hemşerin yamakoğlu akraban
Allah geçmişlerine rahmet eylesin rahmet
Anan meryem hatundu baban yamağın ahmet
Anan meryem hatundu baban yamağın ahmet
Dedim bitsin bu hasret dedi az kaldı sabret
Dedim ya zalim gurbet dedi geçecek elbet
Dedim bir arzun var mı dedi bol bol dua et
Dedim var mı bir davet dedi yaşasın devlet
Yaşasın devlet
Sedat Peker isminin geçmesi ise eserin algısını farklı bir boyuta taşıyor. Burada dostluk, vefa ve bağlılık temaları üzerinden kurulan anlatı, dinleyiciye güçlü bir duygusal etki sunarken aynı zamanda güncel tartışmalarla da kesişebiliyor. Ancak eserin özü, yine de en çok “özlem” ve “sadakat” duygusu etrafında şekilleniyor.