Haftan çok güzel geçsin Mutlu günler

Çevrendeki görünmez duvarların içinde gerçekten istediğin hayatı yaşıyor musun? Duvarın arkasında ne var hiç düşündün mü? Ya mutluluk orada ise Sence risk almaya değmez mi? Cesaret et, aş duvarları Kendi sınırlarını çiz Haftan çok güzel geçsin Mutlu günler

Haftan çok güzel geçsin Mutlu günler
Haftan çok güzel geçsin Mutlu günler

İnsanın hayatında en zor fark ettiği şey, çoğu zaman kendi etrafına ördüğü görünmez duvarlardır. Bu duvarlar bazen korkularımızdan, bazen geçmişte yaşadığımız hayal kırıklıklarından, bazen de “ya olmazsa” diye başlayan cümlelerden oluşur. Dışarıdan bakıldığında hiçbir şey yok gibidir; ama içeride insanı sessizce sınırlayan güçlü bir alan vardır.

“Çevrendeki görünmez duvarların içinde gerçekten istediğin hayatı yaşıyor musun?” sorusu tam da bu noktada insanı sarsar. Çünkü çoğu kişi, yaşadığı hayatın kendi seçimi olduğunu düşünürken aslında alışkanlıkların, çekincelerin ve konfor alanının içinde hareket eder. Oysa konfor alanı güvenli görünse de çoğu zaman büyümeyi, değişimi ve gerçek potansiyeli geciktirir.

Duvarın arkasını düşünmek cesaret ister. Çünkü bilinmeyen, insan zihnine her zaman daha korkutucu gelir. Ama hayatın en güzel ihtimalleri de genellikle o bilinmeyenin içinde saklıdır. Belki de arka tarafta gerçekten hayal ettiğin mutluluk, huzur, başarı ya da sevgi vardır. Bunu bilmeden “risk almaya değmez” demek, aslında kendine hiç şans vermemek demektir.

Risk almak her zaman büyük adımlar atmak değildir. Bazen sadece düşünceyi değiştirmek, bazen küçük bir karar vermek, bazen de “ben bunu deneyebilirim” diyebilmektir. En büyük değişimler genellikle küçük bir cesaret kırıntısıyla başlar. O kırıntı büyüdükçe, duvarlar da yavaş yavaş anlamını kaybeder.

İnsan kendi sınırlarını fark ettiğinde aslında onları yeniden çizebileceğini de fark eder. Çünkü birçok sınır, gerçek değil zihinsel bir çizimdir. Ve zihinsel olan her şey, yeniden şekillendirilebilir. Önemli olan, o çizgilerin gerçekten sana ait olup olmadığını sorgulayabilmektir.

Cesaret, korkunun yokluğu değildir; korkuya rağmen ilerleyebilmektir. Duvarları aşmak da tam olarak budur. Korkuyu tamamen ortadan kaldırmak değil, onunla birlikte yürümeyi öğrenmektir.

Belki de bugün kendine şu soruyu sormalısın: “Ben mi hayatımı yaşıyorum, yoksa alışkanlıklarım mı beni yaşıyor?” Bu soru bile başlı başına bir başlangıçtır.

Unutma, bazen en büyük değişim bir adımla başlar. Ve o adım, duvarın diğer tarafındaki hayatla seni buluşturabilir.

Haftan, cesaretin kadar güzel geçsin.